payday loansPayday Loans

 

SUNUŞ

e-Posta Yazdır PDF

İçinde yaşadığımız çağın gereklerini yerine getiren ve hızlı gelişmelere uyum sağlayan toplumlar ve ülkeler gelecek yüzyıllarda hüküm sürebileceklerdir. Bu gerçeği çok iyi bilen Türkiye, bir taraftan kendi insanını geleceğe hazırlarken, bir taraftan da gelişmekte olan ülkelerin kalkınma süreçlerine katkıda bulunabilmek amacıyla büyük çaba sarf etmektedir. Günümüz İslam dünyasında mesleki ve teknik eğitim her geçen gün biraz daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Çünkü tüm çabalara rağmen işsizlik sorunu kendini her geçen gün daha derinden hissettirmektedir ve iş arayanların yarıya yakını mesleki yeterliliğe sahip değildir. Öte yandan sanayi, ihtiyaç duyduğu vasıflı iş gücünü bulamamaktadır. Yine de Türkiye?de ve diğer İslam ülkelerinde gençlerin mesleki-teknik eğitime talebi azalmaktadır.

İslam ülkelerinde toplumlar, lisans diplomasına sahip olmaya gereğinden fazla önem atfetmektedirler. Oysa lisans eğitimi almış ama herhangi bir mesleki formasyonu bulunmayan kişiler işsizler ordusunun birer üyesi olmaya namzettirler. Bu noktada mesleki ve teknik eğitimin kitleler nezdinde özendirilmesi büyük önem kazanmaktadır. Bu durumda mesleki-teknik eğitimin İslam ülkeleri ekonomileri açısından önemi ile ilgili olarak tüm toplumsal kesimlerde bilinç oluşturmak ve devlet katmanları ile iş çevreleri arasında işbirliğini teşvik etmek, kalifiye işgücünün yetiştirilmesine katkıda bulunmak ve gençleri meslek eğitimine özendirmek gerekmektedir. Bunun için de, meslek okullarının üst kademelerine kabul edilen öğrencilerin yeterli niteliklere sahip olmaları kadar, bu okulların hem eğitim sırasında profesyonelleşme hem de saygın birer okul diploması sağlayan itibarlı kurumlar haline getirilmeleri, eğitim çıktılarının mesleki yeterlikte uluslararası kıyaslanabilirliliğini sağlayacak sınavlarla belirlenip sertifikalandırılması gerekmektedir. Ayrıca ?herkes üniversite mezunu olmalı? anlayışının yerini, ?herkes meslek sahibi olmalı? anlayışının alması ve bu anlayışın yaygınlaştırılması için rehberlik faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Türkiye özeline bakıldığında imam hatip liseleri ile ilgili olarak yaşanılan problemlerin tüm mesleki-teknik eğitim alanlarını etkilediği görülmektedir. Benzer problemlerin diğer İslam ülkelerinde de yaşanmış olması kuvvetle muhtemeldir. İstihdam ve kalifiye iş gücü sorunlarına çözüm bulunabilmesi için meslek okullarının bu tür alan dışı sorunlardan soyutlanması gerekmektedir.

Yaşadığımız yüzyılda değişken şartlara uyum sağlayabilen, sorun gideren, çevresi ile iyi iletişim kurabilen, ekip çalışması yapabilen, mesleğinin gerektirdiği teknik becerilere sahip, yetişmiş mesleki ve teknik insan gücü, kalkınmanın itici gücüdür. Bu tür yeterlilikleri eğitim kurumlarının tek başına geliştirmeleri ise mümkün görünmemektedir. İş hayatına değişik düzeylerde eleman yetiştiren mesleki ve teknik eğitimin, dünyadaki değişimlere oldukça duyarlı olan dinamik yapısı, bu kurumların amaç, yapı ve programlarını sürekli geliştirmelerini zorunlu kılmaktadır. Öte yandan, meslek liselerinde verilen bilgiler çoğu zaman iş dünyası tarafından kullanılabilir niteliğe sahip olmamaktadır. Meslek okullarında verilen bilgiler işletmelerde kullanılmamakta, işletmelerin ihtiyaç duyduğu bilgiler ise meslek okullarında verilmemektedir. Meslek okullarındaki müfredatın güncellenmesinde geç kalınması bu sorunun temel nedenidir.

 

Türkiye uzun süredir iş gücünün niteliğini yükseltmek ve ekonominin tüm sektörlerinde istihdam imkânlarını artırabilmek için mesleki eğitim sistemini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu çaba, Türkiye'nin dünyanın önde gelen ekonomileri arasında rekabet edebilirliği ve Avrupa Birliği?ne girişi bağlamında daha da anlamlı hale gelmektedir. Bu nedenle, Türkiye?nin AB?ye uyum sürecinde ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere 2006 yılında sosyal diyaloğu esas alan özerk yapıya sahip Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) kurulmuştur. MYK kuruluş dönemini gerçekleştirmiş ve operasyonel hale gelmiştir.

Türkiye, ekonomisinin iş gücü ihtiyacıyla, mesleki ve teknik okullarının çıktıları arasındaki boşluğu kapatabilmek amacıyla bazı proje fikirleri geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu yöndeki ilk adım olarak, 2003-2007 döneminde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Birliği arasında Türkiye'deki Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP)?dir. Ayrıca özel sektör ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Mesleki-Teknik Eğitimi Özendirme Programı çerçevesinde eğitime destek amaçlı Meslek Lisesi Memleket Meselesi (MLMM) Projesi yürütülmektedir.

Türkiye?de olduğu gibi, diğer İslam ülkelerinde de mesleki ve teknik eğitim sorununa çözüm bulma çabaları, yeterli düzeyde olmasa da mevcuttur; en azından yetkililerin pek çoğu bu alandaki eksikliğin farkında olduklarını ve bu soruna bir çözüm bulunması gerektiği yönündeki arzularını her fırsatta ortaya koymaktadırlar. İşte bu noktada, mesleki-teknik eğitim alanındaki deneyimlerin paylaşılması, bu sorunun evrensel yönleri ile tek tek ülkelere özgün yönlerinin ortaya konulması, bu alandaki işbirliği imkânlarının araştırılması büyük önem kazanmaktadır. Türkiye, modern eğitim yapısı ve AB yolunda kat ettiği mesafe ile İslam ülkeleri nezdinde paylaşabileceği ciddi bir birikime sahibidir. İslam Konferansı Teşkilatı çerçevesinde düzenlenen etkinliklere bir yenisinin daha ilave edilmesi Türkiye?nin bu ülkeler nezdindeki etkinliğini ve saygınlığını artıracaktır.

TASAM tarafından düzenlenecek olan ?İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi: Mesleki ve Teknik Eğitim? başlıklı uluslararası tartışmalı bilimsel toplantı bugüne kadar üzerinde durulmayan bir konudur. Yapılacak olan bu uluslararası toplantı ile İslam Konferansı Teşkilatı'na üye ülkelerin mesleki ve teknik eğitim açısından yaşadıkları sorunların bir değerlendirmesi yapılacak, bizzat bu alanın uzmanları tarafından bugünkü mevcut durumları dile getirilecek ve daha da önemlisi gelecek için nitelikli eleman değişimi, işbirliği ve yardımlaşma gibi alanlarda müşterek bir vizyon belirlenmeye çalışılacaktır.

 

 

Süleyman ŞENSOY

TASAM Başkanı